Gerçek fikirlere, üzerine ömür harcanmış ideolojilere ilgim bu yüzdendir. Onların cümlelerini anlayabilmenin yolu çay bardağından geçmez.
Hiçbir şey için uğraşmamayı ilke edinmiş, hep kısa ve basit yolu seçmiş olan insanoğlu sen derine açıldıkça kıyıya çekmeye çalışır.
Sen düşünürsün, belki de hiçbir yetiye sahip olmadan sınırsızca yapabileceğin tek şeyi yaparsın, sözcüklere dökersin; "bu ne diyo aq" olur.
Konuşmalar hep kısadır. İster en yakının olsun. 4. cümlesini dinlemezsin. İlk 3 cümleye verecek cevabın hazırdır çünkü. Doğru anı kollarsın.
Bu düşünceler birikir, anlatamazsan sıkıntı olur, böyle yazarsın. Hatta bıraksalar sabaha kadar yazarsın ama bitmez. Asla bitmez.
Kime anlatıyorsun ki? Dinlemiyorlar, dinlemeyecekler, hep söyleyecek bir şeyleri olacak, konular değişecek, konular kapanacak. Susacaksın.
Sessizlik huzura açılan bi kapıdır çoğumuzun gözünde, ancak sapkınlığa kadar giden bi işkence olduğunu da görmeyiz çoğu zaman.
Siz siz olun fazla susmayın. Kendinizi böylesine dinlemek istemezsiniz. Ki gördüğüm kadarıyla bunu da gayet iyi başarıyorsunuz. Böyle devam.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder